2026 Ramazan Bayramı’na Doğru
Takvimler 20 Mart 2026’yı gösterdiğinde, İslam dünyası bir kez daha bayramı karşılamaya hazırlanıyor olacak.

Orta Doğu’da Barut Kokusu ve Bayramın Kırık Kanadı
Takvimler 20 Mart 2026’yı gösterdiğinde, İslam dünyası bir kez daha bayramı karşılamaya hazırlanıyor olacak. Ancak bu yıl bayram, sadece tatlı bir huzur değil, sınır komşumuz Orta Doğu’dan gelen acı haberlerin ağırlığıyla geliyor. Bölgede dinmek bilmeyen savaşlar, çatışmalar ve insani dramlar sürerken; akıllarda tek bir soru var: Bu şartlar altında bayram kutlanabilir mi?
Savaşın Gölgesinde Bir Bayram: Bayram Sadece “Bize” mi?
Bayramlar; barışın, kucaklaşmanın ve küslüklerin sona ermesinin simgesidir. Fakat 2026 baharında Orta Doğu’da tablo hiç de bayram gibi değil. Bir yanda kurulan mükellef sofralar, diğer yanda bir lokma ekmeğe ve güvenli bir limana muhtaç milyonlar… Bayramın ruhu olan “yardımlaşma”, bugün her zamankinden daha acil bir ihtiyaç haline gelmiş durumda.
Savaşın En Ağır Bedeli: Çocuklar ve Masum Siviller
Her savaşın bir kazananı olduğu iddia edilir, ancak tarih bize göstermiştir ki; savaşın tek gerçek kaybedeni her zaman masum çocuklardır.
- Çocuklar: Bayram harçlığı yerine mermi kovanı toplayan, yeni kıyafetler yerine yıkıntılar arasında anılarını arayan bir nesil yetişiyor.
- Kadınlar ve Siviller: Savaşın en korunmasız öznesi olan kadınlar ve yaşlılar, evlerini terk etmenin ve sevdiklerini kaybetmenin derin yarasıyla bayramı karşılıyor.
“Bir çocuğun gülümsemediği yerde, bayram sadece takvimde bir yapraktır.”
Vicdani Bir Muhasebe: Kutlamak mı, Yas Tutmak mı?
Bayramı kutlamak, sadece sevinmek demek değildir. 2026 Ramazan Bayramı, bizler için bir vicdani muhasebe dönemidir. Gaziantep gibi tarihin ve kültürün harmanlandığı bir şehirde, komşumuzun evi yanarken bizim soframızdaki neşe her zaman buruk kalacaktır. Bu bayramda yapılacak en büyük ibadet, belki de sesini duyuramayan o masumların sesi olmaktır.




